25 Kasım 2010

Milyonlarca hayat, tek aşk.

    Hiç kimse aslında farklı değildir. Bütün insanlar doğar, büyür, aşık olur, ölür. Hep böyledir bu düzen. Ayrılıksa hele istisnasız hep aynıdır. Hiç bir zaman iki taraf aynı anda istemez ayrılığı. Öyle bile görünse istemez. Hep bir taraf daha daha fazla üzülür.
    Aslında arkada kalan ölür. Ve giden onu gömme zahmetine bile girmez. Aslında hiç bir yere giden de yoktur. Giden -ki aslında gitmez- ölünün çürümesini izler. Sadistlikten başka bir şey değildir bu. Asla unutulmak istemez. Her defasında kendini hatırlatmanın bir yolunu bulur. Egoistlikte bundan başka bir şey değildir zaten. İşte, sonuç olarak her aşk aynıdır. Her aşk cinayettir; bir ölen, bir katil ve geriye göz yaşı kalır.

20 Kasım 2010

Çok Kırgınım

Yürüdükçe arkamda kalan noktalar daha da küçülüyor.
Ben yürüyorum, onlar küçülüyor ve göz yaşlarım artıyor.
Oysa ben hep İstanbul uyurken çıktım sokaklara,
Ve yalın ayak usulca bastım uyanmasın kimseler diye.
Ama insanlar bencil, insanlar unutkan.
Bu sefer hepten yitirdiniz beni, hoşçakalın.

10 Kasım 2010

Bu çocuğu unutma.

Kimseyi dinleme Ata'm sen rahat uyu. Nasıl önceleri düzeldiysek, yine yapabiliriz. Bizim damarlarımızda senin asil kanın var çünkü. Ruhun şad olsun..

Bak arkandan ağlayan küçük çocuklar var;

video

8 Kasım 2010

Boşluk.

Çok beğendiğin kitabın son sayfasıymışım ben, hani hiç bitmesin istediğin hep sonunu merak ettiğin. Bilmelisin ki benim sonum boşluk...

4 Kasım 2010

Bakma Kör Olursun.

    Bakma ne olursun. Öyle bakma gözlerimin içine. Seni ağlatan bu sözcüklerin sahibi ben isem eğer, duyma ne olursun. Ne hazin değil mi? Önceler güldürürken, mutlu ederken şimdi ağlatıyor bu aşk.
     Sus.. Sus söyleme ne olursun, daha fazla yalan duyacak mecalim kalmadı.
    Gel, seveceksen yalansız sev ne olursun.
    Çıplak gözlerle bakma gönlüme, bakma kör olursun...