21 Nisan 2011

İnsanlık ölçü birimleri.

İnsanların ihtiyaçları var olduğundan beri vardır ölçü birimleri. Bir avuç, bir karış, bir hektar, metrekare, litre...
Ve itiraf edemesek de insanların da birbirini ölçtükleri ölçü birimleri var işte.
Kimi güven, kimi aşk, kimi aile, kimi dost birimleri ile ölçer insanlar insanları.
Haddim değil ama işte bilmeyenler için insanlık ölçü birimleri;

Güven: Aslında sadece adının verdiği bi' rahatlamadır. Güven çok geniş bir kavramdır. Nedir ki güven.  "- O benim paramı çalmaz ona güvenirim." midir? Güven sadece para çalmak mıdır? "- Ona güvenelim mi?" diye sorulduğunda, "- Abi onunla ortak iş yaptık, tutmadı ama güvenilir" midir bir tek. Nedir ben de tanımlayamadım, üzgünüm. Ama güven sadece bundan ibaret değildir.

Aşk: Aşk metre, kilometre gibi kalıcı olamamıştır hiç bir zaman. Yaradılıştan beri form değiştirmiştir. Hiç de sayılmamıştır. 3 ay mıdır? Yo. Aşkın tesiri her bünyede farklıdır. Kiminde 3 gün, kiminde müebbet. Aşkın bitişi de müthiş ızdırap vericidir. Salaksın ya, inanmamayı seçersin. Ama kabak gibidir. Karşındadır.

Aile: Doğduğumuzda önümüze konulan bir kuraldır aile. Bak anne, bak baba, bu da kardeş. Kural ya, uymalısın. Çaren yok. Ama bütün insanlık ölçü birimlerini içinde taşır aile. Aşktır annen, güvendir baban, dosttur kardeş. Hepsini bir evin içinde öğrenebilirsin aslında. Bir de arkadaş vardır. Çok iyi arkadaş, en iyi arkadaş. Zamanla kardeş olabilirler onlarda. Ailendir onlar da.

Aslında 3 tane değil bunlar. En temelleri, en yüceleri bunlar. Bunlar görünmese de; bin kilometreden daha uzun, bin tondan daha ağırdır yüreğimizde. En çok kullanılan ölçü boyumuzu için metre değil, bunlardır.

26 Mart 2011

Umut.

Bazen adıma yakışmayacak şeyler yapıyorum, bazen umudumu tamamen yitiriyorum.
Bazen de adımdan sıkılıyorum, yalanlıyorum, umut diye bi' şey yok. Umut kendini kandırmak, yalanlamak, derler ya umut fakir ekmeği. Evet umut fakir ekmeği, kuru bi' ekmek.
Bazen de adım haklı çıkıyor başlattığım savaştan. Diyor ki ben varım. Diyor ki ben yoksam sen de yoksun. Diyor ki sen yoksun. Ama ben zorum, sen ise kor.


19 Mart 2011

İçimdekiler;

Aşk, yalan, korku, savaş, açlık, tsunami, deprem, libya, fransız uçakları, şeytanın uşakları, düşman, kitap, sansür, dijitürk, blogger, edebiyat, ygs, telefon, uyku, hırsız, adalet, imei, aşağıdakiler, ceza, dargın, oyun, şarkı, internet, ders, yemek, coca colanın sırrı, arefin sırrı, radyo, kapı, küresel ısınma, radyasyon, greenpeace, almanya, resim, kalem, pencere, sigara, ipad, dersane, ev, blackberry, şans, zaz, kıyafet. BİTTİ.

20 Şubat 2011

Renk Körü.

    Rengarenk bir sevda vermiştim ellerine. Dünyanın en canlı renklerini bir araya getirmiştim, gözlerini alabilmek için. Sırf gözlerin için gök kubbenin 7 rengini çalmıştım.

    Yeşil doğayı, mavi denizi, sarı güneşi, gök kuşağını serdim ayaklarına.

    Hepsinden özür dilerim. Ayaklara serilmesi gerekeni seçememişim. Benim yüreğim yangın kırmızısıymış ama sen renk körüymüşsün.

16 Şubat 2011

Geniş Zamanlar.

    Gözlerimi açmak istemediğim zamanlar biliyorum. Senin yanımda olmadığın ve sadece gözlerimi kapadığımda karşımda belirdiğin zamanlar. Hayalinle yetindiğim zamanlar tanıyorum ve onlarla mutlu oluyorum. Yanındayken gözlerimi bile kırpmazken; sen yokken gözlerimi açmıyorum.

     Seninle vedalaştıktan sonra hemen seni özlediğim anları anımsıyorum. Geri dönüp baktığımı, keşke hiç bitmeseydi dediğimi duyuyorum.

    Bir tek seni seviyorum demene muhtaç olduğum anları düşünüyorum. Dediğin anda göklerde olduğum dakikaları anımsıyorum.

    Ve sana bunları yazdığımı hayal ediyorum sevgilim. Senin bunlardan haberin yokken okusaydı beğenir miydi'lerle rüyalara dalıyorum. Seni seviyorum bilmeni çok istiyorum.



7 Şubat 2011

Yitirmeden zamanı.

    Yaklaşık 3 saat önce bu şarkıya karşılaştım ve bu ana kadar onu bilmem kaçıncı kez dinlemişimdir. Sözleri dokunuyor insana. Haftanın şarkısı olmuştur, dinleyebilirsiniz. Ayrıca Defne Joy'un ölümü hakkında hiç bir şey demeden; arkasında bıraktıklarına ithaf ediyorum.

Durup düşünmeye zamanın olur mu?
Yitirmeden anlamaz insan
Sevdiklerin yolun sonunda
Sarıl her fırsatında o insana,
Arkasından ağlayan olma
Geri getirmez çok ağlasan da
Durur, durur belki başucunda
Annen baban kendi çapında
Abin bile kırk yedi yaşında
Ömür, ömür sanki bi kara kutuymuş
Günü gelince herkesin açılmış
Ama sorarsan hep geç kalınmış
Güzel günlerimizin bittiğini sanma
Belki bir daha böylesi olmaz
Ama her bi gün güzel aslında
Yakın durmanın zor olduğu ortada
Uzak olmak her zaman en kolay
Ama en zoru yalnız olunca
Uyur… Uyur belki hep yanında
İlk sevgilin kendi solunda
Her hatıra asılı duvarında.




3 Şubat 2011

Sen.

Hayal edemeyeceğin kadar çok sevdim seni. Hayal etmeyeceğin kadar. Hayal kadar.
    Oysa benim hayallerim bile senle süslüydü. Sen, tek kaçış noktamdın benim, sığınağım, gözümü kapadığımda gördüğüm tek şey. Annemdin, babamdın, kardeşim, sevgilim, çocuğum, herşeyimdin ben senin gözünde bir hiçken.

    Eskiden hayallerimdin evet. Ama şimdi değişen bişey yok. Hayallerimin başındaki keşke'den başka...