23 Ağustos 2017

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.

Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor. 

                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 

                                             

Bir boomads advertorial içeriğidir.

12 Mart 2017

    Soğuk havalarda yalnız olmak daha zor. Sevilmeden sevmek daha zor soğuk havalarda. Karşılığı olmayacağını bilmek. Beklemek daha zor.
    Sessizlik boğar insanı. Yalnız yürümek üzer. En sevdiğin yere yalnız gitmek. Yalnız yemek yemek çok zor. İnsanları mutlu olduğuna kandırmak zor. Bi' yalan eksik bi' yalan fazla.
    Gülümsemek zor. O gülümseyen maskenin altında ağlayan bi' insanı gizlemek.

10 Şubat 2014

Vazgeçtim insan olmaktan.

İnsan denen o kalıba girmek istemiyorum artık.
Yüzyıllardır savaşlarla, zorbalıklarla kazanılan mücadeleler. Kan ve vahşetle alınan zaferler insanlıksa eğer. 
İğrenç ve sefil hazları kendinden alçak gördüğü her türlü canlı üzerinde denemesi insanlıksa eğer. 
Sırf bir yerlere gelmek için kendinden ödün vermekse.
Zorbalıksa. Gaddarlıksa. 
Hainlikse. 
Canilikse. 
Sırf canı istediği için bi canlının, örneğin bir kedinin canını yakmaksa. 
İnsan olmak istemiyorum. 
Anlamıyorum ya. Cidden. 
Ne ki insanı böyle kılan?
En mükemmel canlı ya insan.
Çünkü düşünebiliyor insan.
Düşünebilen tek varlık ya. 
Ne düşünüyor sahi?
Sahi bu mu insanlık?

18 Haziran 2013

Offf!

Hayat seni neden sürekli karşıma çıkarıyor?
Neden her seferinde bana çelme takıyor?
Neden beni sevmiyor hayat?
Oysa ben senin sayende öğrenmiştim hayatı sevmeyi, ona tutunmayı.
Oysa ben senin sayende öğrenmiştim nefes almayı.
Hayat neden benim nefesimi kesiyor?
Ne istiyor benden?
Yeterince yanmadı mı canım? Bağlanmadı mı elim ayağım?
Arama sevgilim, sorma. Gelme yanıma artık.
Yandık.
Kül olduk bu sevdanın lavında.
Seni benden hayat aldı.
Ve ben yine de sevdim onu.
O beni niye sevmedi?
Hayat.
Hayret.
Sen de mi seni seveni sevmezsin?
Hayat.
Gitsem mi senden?
Gitmek kolay mı senden?

12 Mayıs 2013

Dört harftir dünya.

Anne.
Şu dört harfe bir dünyayı sığdırmış Allah.
Şu dört harfin dünyası oluyorsun, o kocaman bir dünya iken.
Nesin ki sen?
O dünyanın bir parçası..
O senin için var.
Yanmadı mı parmağının acısına?
Ölmedi mi bin kere sen hastalandığında?
Gülmedi mi ilk adımında?
Ağlamadı mı okula ilk başladığında?
Kocaman bir dünya anne.
Sana bahşedilmiş koskocaman bir dünya.
Her saniyesini sana adayan.
Sen güldüğünde mutlu olan, sen ağladığında üzülen.
Kendini bırakıp sana dua eden.
Anne, koskoca bi dünya.
Verilmiş en güzel şey anne.
İyi ki varsın anne.
İyi ki varsın dünyam.

3 Mayıs 2013

Peki ölürken?

İnsanlar ağlarken yalnızlardır bilirim.
Gülerken yalnız olmasalarda, ağlarken yalnızlardır.
Kalabalık bi yerden geçerken herkesin gözündeki yalnızlığı görecek kadar tattım yalnızlığı.
Sevgilisine koşan bi adamın ya yetişemezsem duygusu geçerken önünden ışık hızıyla, ben sakince yürüdüm yalnızlığımla kalabalıklar arasında.
Yürürken bi çingeneye takıldı gözlerim.
Beni izleyen bi çingeneye.
Geldi yanıma, baktı gülümseyerek, ve dedi ki "Sabret!".
Dedi, "Ölüm yok ya sonunda."
Gitti sonra usulca.
Tek bi soru kaldı aklımda.
"Ağlarken insan yalnızdır bilirim,
Peki ölürken de yalnız mı?"

18 Ocak 2013

Var.

Kavuşmak diye bir şey var mesela, sarılmak, sevdiğin insanın kokusunu içine çekmek. Kavuşmak, dünyanın en özel olaylarından biri belkide. Ayrı iki yüreğin bir kucaklaşmada buluşması. Sevdiğin için atan kalbin ritmini duyurmak.
Mutluluk gözyaşları diye bir şey var mesela.