27 Eylül 2010

Gidiyorum, kaldığım yere.

  Uykum gelmek üzere, rutin kederli düşünce zamanı yani.. Bugün ki bi başka, bugün ki geçen zamana, kaybolan yıllara, gelecek yıllara... Düşünürken istemeden yaşlar akıyor gözümden. Neyseki karanlıktayız. Görünmüyorlar...

  Gidişler geliyor aklıma. O kadarçok var ki. Kimi giderken üzdü, kimi çok sonra.. Çok giden oldu çook.. Her seferinde bi darbe, her seferinde 2 kat acı. Her gidiş ama her gidiş ağlatır insanı. Ağladıkça öğrenir bazı şeyleri. İçi acıya acıya deneyim kazanır.

  Kimi hüngür hüngür ağlar kimi bellice, kimi kuytuda ağlar gizlice. Kimi içine ağlar, kimi sözlerle ağlar. Yazılara, dizelere, şarkılara döker. Ama herkes ağlar.

Zaten büyüdükçe ağlıyor, ağladıkça büyümüyor mu insan?

  Ve sonra gidişler gelicek hatrına. Ama sende gideceksin. Kimse her zaman aynı yerde kalamaz. Kimi çocukluğunda kalır, kimi ilk aşkında, kimi askerlik arkadaşında.

  Bir gün hepimiz bir yerlere gideceğiz. Oraya ya da buraya, öyle ya da böyle. İstesekte gidicez istemesekte. Hemde ağlaya ağlaya...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder