Hayat seni neden sürekli karşıma çıkarıyor?
Neden her seferinde bana çelme takıyor?
Neden beni sevmiyor hayat?
Oysa ben senin sayende öğrenmiştim hayatı sevmeyi, ona tutunmayı.
Oysa ben senin sayende öğrenmiştim nefes almayı.
Hayat neden benim nefesimi kesiyor?
Ne istiyor benden?
Yeterince yanmadı mı canım? Bağlanmadı mı elim ayağım?
Arama sevgilim, sorma. Gelme yanıma artık.
Yandık.
Kül olduk bu sevdanın lavında.
Seni benden hayat aldı.
Ve ben yine de sevdim onu.
O beni niye sevmedi?
Hayat.
Hayret.
Sen de mi seni seveni sevmezsin?
Hayat.
Gitsem mi senden?
Gitmek kolay mı senden?
ayrılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayrılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Haziran 2013
12 Nisan 2012
Ben yokmuş ki sen yokken.
Ellerimi sevmiyorum artık,
Hiç olmadığı kadar işlevsiz geliyorlar,
Kullanmak istemiyorum boşuna,
Uzak geliyorlar bana.
Sevimsiz.
Neden biliyor musun?
Çünkü kavuşmuyorlar senin ellerine,
Dokunamıyorlar sana.
Gözlerimde hoş gelmemeye başladı.
Hani diyorum kör olmak bu galiba.
Hani istediğin şeyleri görememek.
Hani en sevdiğini.
Ve yürümek anlamsızlaştı artık.
En son seninle yürümüştük,
Ellerin ellerime kenetli gözlerin gözlerime..
Geldim şimdi yanına.
Senden sonra duymak istemediğim sesimle,
Diyorumki sana “Son kez yürüsen benimle?
Ellerimi tutarken gözlerimi senden alamadığım yerlerde!”
11 Eylül 2011
Gitmek değildi yaptığın...
Neye dayanarak gittim diyorsun ki?
Nereden gittin?
Eğer benden gittiğini düşünüyorsan, hiç gitmedin.
Sesin gitmiştir, sevgin gitmiştir. Sen hiç gitmedin.
Hep içimde kaldın. Kimi zaman böğrüme oturdun, kimi zaman gözlerimden süzüldün.
Ama hep buradaydın, sol yanımda.
Gittin mi sanıyorsun sahiden?
Gözümü kapattığımda karşıma ilk çıkan kim o zaman?
Gidemedin sen, istedin gitmeyi ama ben izin vermedim.
Nasıl izin verirdim ki?
Ölmek üzere olan bi hastanın fişini çekmek, yaşama ihtimali olsa da görmezden gelmek değil mi bu?
Ya ben seninle geldim, ya sen hiç gitmedin sevdiğim.
Etiketler:
Aşk,
ayrılık,
gitmek,
terk etmek,
umutnglr
22 Temmuz 2011
Bu gün ceplerine baktım yüreğimin, inan bomboştu.
Herkes mi giderdi?
Kalan tek kişi bile mi olmazdı?
Bomboştu cepleri,
Her giden bi'şeyler götürmüş ondan.
Elleri yoktu birine dokunacak,
Gözleri yoktu bi' başkasına bakacak,
Dili yoktu yardım isteyecek.
Büyük bi' savaştan çıkmış gazi,
İnan ölümden kötü bu hal.
İnan nefes almak bile zor, ya kal ya bu canı sen al.
İkimiz de biliyoruz sen de gideceksin. Herkes gibi.
Ama, ama kalacaksan.
Elleri ol ki yalnız sana dokunsun,
Gözleri ol ki aynaya baktığında seni görsün,
Dili ol ki dünyanın en güzel sesi yanından ayrılmasın.
Kalan tek kişi bile mi olmazdı?
Bomboştu cepleri,
Her giden bi'şeyler götürmüş ondan.
Elleri yoktu birine dokunacak,
Gözleri yoktu bi' başkasına bakacak,
Dili yoktu yardım isteyecek.
Büyük bi' savaştan çıkmış gazi,
İnan ölümden kötü bu hal.
İnan nefes almak bile zor, ya kal ya bu canı sen al.
İkimiz de biliyoruz sen de gideceksin. Herkes gibi.
Ama, ama kalacaksan.
Elleri ol ki yalnız sana dokunsun,
Gözleri ol ki aynaya baktığında seni görsün,
Dili ol ki dünyanın en güzel sesi yanından ayrılmasın.
Etiketler:
acı,
Aşk,
ayrılık,
Bu gün ceplerine baktım yüreğimin,
inan bomboştu.,
terk edilmek,
umutnglr
28 Ocak 2011
Gitme.
Gözlerimi her kapadığımda o an geliyor aklıma sen gidiyorsun ve ben hiç bir şey yapamıyorum. Sen gidiyorsun ve ben öyle kalakalıyorum. Sanki tek gitmiyorsun da ruhumu yanında götürüyorsun, bedenim ruhsuz kalıyor ve ben kıpırdayamıyorum. Nefesim, nefes alamıyorum. Ayaklarım karıncalanmış, kulaklarım adımlarından başka her şeye tıkanmış ve dilim gitme dememeye yeminler etmiş. Gitme demek istiyorum, kal, bu gecede uyu yanımda, dilim düşman olmuş beynime söylemiyor.
Sonra, sonra yalnız yürüyorum uzun sokaklar boyunca. Kendime küfrediyorum önce, sonra sana sonra aşkımıza sonra dünyaya, anneme, babama herkese. Bir mektup yazmak istiyorum, sonunda yaşamıma son vermem gereken mektup. Sana hiç ulaşamayacak. Sadece "Seni seviyorum, gitme." yazmak istiyorum.
Sonra, sonra yalnız yürüyorum uzun sokaklar boyunca. Kendime küfrediyorum önce, sonra sana sonra aşkımıza sonra dünyaya, anneme, babama herkese. Bir mektup yazmak istiyorum, sonunda yaşamıma son vermem gereken mektup. Sana hiç ulaşamayacak. Sadece "Seni seviyorum, gitme." yazmak istiyorum.
5 Ocak 2011
Konu: Zaaf.
Daha önce hiç bir şeye ya da birine karşı zaafınız oldu mu hiç? Hem defalarca sözler verdiğiniz hem de onu görünce tüm sözlerden vazgeçtiğiniz başka bir şey gördünüz mü? Mesela tamamen unuttuğunuz eski sevgilinize karşı olan zaafınız durur mu aylarca içinizde. Hani unutmuşsunuzdur, öyledir, ne halt yerse yesindir ama onun adını bile duymak yeterdir ya. İşte zaaf tamda böyledir.
Zaaf insana hiç olmayacak şeyler yaptırır. Bile bile ateşe atmaktır kendini. Aptal olduğunu, ruh hastası olduğunu binlerce kez kendine itiraf etmektir zaaf. Zaaf o'dur. O'da kalpteki onlarca spazmdan sadece biridir. Ve sen burada onsuz dakikaları sayarken, o orada saat kaç farkında değildir. Böyledir.
Zaaf insana hiç olmayacak şeyler yaptırır. Bile bile ateşe atmaktır kendini. Aptal olduğunu, ruh hastası olduğunu binlerce kez kendine itiraf etmektir zaaf. Zaaf o'dur. O'da kalpteki onlarca spazmdan sadece biridir. Ve sen burada onsuz dakikaları sayarken, o orada saat kaç farkında değildir. Böyledir.
25 Kasım 2010
Milyonlarca hayat, tek aşk.
Hiç kimse aslında farklı değildir. Bütün insanlar doğar, büyür, aşık olur, ölür. Hep böyledir bu düzen. Ayrılıksa hele istisnasız hep aynıdır. Hiç bir zaman iki taraf aynı anda istemez ayrılığı. Öyle bile görünse istemez. Hep bir taraf daha daha fazla üzülür.
Aslında arkada kalan ölür. Ve giden onu gömme zahmetine bile girmez. Aslında hiç bir yere giden de yoktur. Giden -ki aslında gitmez- ölünün çürümesini izler. Sadistlikten başka bir şey değildir bu. Asla unutulmak istemez. Her defasında kendini hatırlatmanın bir yolunu bulur. Egoistlikte bundan başka bir şey değildir zaten. İşte, sonuç olarak her aşk aynıdır. Her aşk cinayettir; bir ölen, bir katil ve geriye göz yaşı kalır.
Aslında arkada kalan ölür. Ve giden onu gömme zahmetine bile girmez. Aslında hiç bir yere giden de yoktur. Giden -ki aslında gitmez- ölünün çürümesini izler. Sadistlikten başka bir şey değildir bu. Asla unutulmak istemez. Her defasında kendini hatırlatmanın bir yolunu bulur. Egoistlikte bundan başka bir şey değildir zaten. İşte, sonuç olarak her aşk aynıdır. Her aşk cinayettir; bir ölen, bir katil ve geriye göz yaşı kalır.
4 Kasım 2010
Bakma Kör Olursun.
Bakma ne olursun. Öyle bakma gözlerimin içine. Seni ağlatan bu sözcüklerin sahibi ben isem eğer, duyma ne olursun. Ne hazin değil mi? Önceler güldürürken, mutlu ederken şimdi ağlatıyor bu aşk.
Sus.. Sus söyleme ne olursun, daha fazla yalan duyacak mecalim kalmadı.
Gel, seveceksen yalansız sev ne olursun.
Çıplak gözlerle bakma gönlüme, bakma kör olursun...
Sus.. Sus söyleme ne olursun, daha fazla yalan duyacak mecalim kalmadı.
Gel, seveceksen yalansız sev ne olursun.
Çıplak gözlerle bakma gönlüme, bakma kör olursun...
Etiketler:
Aşk,
ayrılık,
bakma kör olursun,
kör,
ne olursun
27 Ekim 2010
Ve beyaz en çabuk kirlenendir.
Bembeyaz bir sayfa ayırdım senin için. Beyaz ve boş.Sadece sağ üst köşesinde tarih var, ekinoks'umuzun. Ve martılar var içinde. Gülüşlerin, düşlerin ve gözlerin saklı.
Ellerin kirlidir senin, yıka öyle dokun olur mu? Sahi ellerin beyazdı senin, nasıl bu kadar kirlettin?
Benden sonra kaç kirli vücuda dokundun ki? Beyaz bir sayfa veriyorum sana, ve ne kadar az kirletirsen bilirim ki, az kirlenmişizdir biz.
27 Eylül 2010
Gidiyorum, kaldığım yere.
Uykum gelmek üzere, rutin kederli düşünce zamanı yani.. Bugün ki bi başka, bugün ki geçen zamana, kaybolan yıllara, gelecek yıllara... Düşünürken istemeden yaşlar akıyor gözümden. Neyseki karanlıktayız. Görünmüyorlar...
Gidişler geliyor aklıma. O kadarçok var ki. Kimi giderken üzdü, kimi çok sonra.. Çok giden oldu çook.. Her seferinde bi darbe, her seferinde 2 kat acı. Her gidiş ama her gidiş ağlatır insanı. Ağladıkça öğrenir bazı şeyleri. İçi acıya acıya deneyim kazanır.
Kimi hüngür hüngür ağlar kimi bellice, kimi kuytuda ağlar gizlice. Kimi içine ağlar, kimi sözlerle ağlar. Yazılara, dizelere, şarkılara döker. Ama herkes ağlar.
Zaten büyüdükçe ağlıyor, ağladıkça büyümüyor mu insan?
Ve sonra gidişler gelicek hatrına. Ama sende gideceksin. Kimse her zaman aynı yerde kalamaz. Kimi çocukluğunda kalır, kimi ilk aşkında, kimi askerlik arkadaşında.
Bir gün hepimiz bir yerlere gideceğiz. Oraya ya da buraya, öyle ya da böyle. İstesekte gidicez istemesekte. Hemde ağlaya ağlaya...
1 Eylül 2010
Ayarsız Ayrılık.
Ayrılık.. Ah.. Ayrılık. Ne zor şeydir bi şeyden, hele ki sevdiğin bişeyden ayrılmak. Ne olursa olsun...Ne yazsam boş gelecektir belki, ne yazsam farklı gelecektir birilerine. Herkesin acısı tasası kendine çünkü. Ve ne kadar çok şey yazıldı kim bilir? Şarkılaaar, şiirler...
Hani Sezen bir şarkısında diyordu ya: "Gökte ay ondört ben dolunay,bana ayrılığı sordular.Dedim afet, dedim yangın, dedim kar, dedim adet aşkı vururlar.."
Ayrılık ne yamandır ki; ölümden bile beter tutulur. "Ölürüm de ayrılmam!" ne çok kullandığımız bi cümledir. Oysa ayrılmamak için illa ölmek mi gerekir?
Beraberken kıymetini bilmediğimiz çok şey, ayrılınca kıymetlenir gözümüzde. Oysa bilsek değerini birbirimizin, ayrılık mı lazım anlamak için?
Kaybetmesek birbirimizi.
Yarım kalmasak çaresizce...
Ayrılmasak...
Ayrılmasak...
Etiketler:
ayarsız ayrılık,
ayrılık,
leave,
sezen,
umutnglr
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



