İçimdekiler dökmem lazım. Tam bir yıldır içimde tutsak olan sözcükleri salıvermem lazım iyi halden.
Bir yıl önce başaramadım. Başaramamanın acısıyla yandım. Ama, ama yenilmedim. Denemek istedim bi kez daha. Son bi kez daha.
Çok yoruldum bu yolda, çok hırpalandım. Çok acı çektim.
Ama hep yalnızdım.
Hep tek başıma gayret ettim. Yoluma çıkan kayaları hep tek başıma ittim.
Ve hep etrafa gülümsedim. Ben düşmedim dedim. Dizlerimdeki kanayan yaraları kapayıp sapasağlamım dedim.
Kendi yaralarıma hep kendim pansuman yaptım.
Ve hep tek başıma acı çektim.
Ve hiç kimse ne düşündüğümü anlamadı. Herkes yine kendi hayatını yaşadı. Herkes sevdi, herkes terk etti.
Yalnız ağladım.
Çünkü yolun sonu belki de mutluluktu. Kaybettiğim bir senenin acısını koca bir ömürden sormayacaktım çünkü.
Yapmadım diye pişman olmaktansa yaptım diye pişman olmalı insan. Yaptım bende. Belki yine üzüleceğim ama yaptım.
Şimdi. Son düzlükteyim. Buradan yolun sonunu görebiliyorum.
Yolun sonu, yeni bir hayatın başlangıcı benim için.
Bambaşka bir şehirde, bambaşka bir havayı solumak.
Yeni bir hayat.
Mutlu olmak için.
30 Temmuz 2012
Anlatmam lazım.
Etiketler:
acı,
çok giden oldu,
itiraf,
keşke,
mutluluk,
terk etmek,
umutnglr,
umuttan,
yeni,
yenir bir hayat
27 Haziran 2012
Bir karavanım olsun istiyorum.
Evim olmasın, sadece küçük bir karavan. Beni bir yerlere bağlayacak bişey değil. İstediğim yere, istediğim zaman gidebileceğim bi karavan.
Mesela canım sırf boyoz çekti diye İzmir’e gidiyim.
Mesela Bodrum’da bi koy bulayım, çekiyim karavanı, gün ışığında akşam yemeğimi yiyeyim.
Kimse tutamasın beni, canım sıkıldığında, kafam attığında başka bi şehirde uyumak isteyim.
Bütün şehirlerin güzelliklerini göreyim. Kara yoluyla gidilebilecek en uzak yerlere gideyim.
Küçük, şirin bi karavan. Fazla büyük olmasın.
23 Haziran 2012
Sen.
Gülüşün,
güneşi aya küstürürdü,
sen gülünce,
insanlar cenneti görürdü.
Öpüşün,
nefesleri tuttururdu,
sen öpünce,
bütün dertler unutulurdu.
Sen ağlarsan,
bulutlar bu şehri terk ederdi.
Sen gel, sen gül, sen öp, sen ağlama.
Sev sev, ben yoluna ölürüm daima.
güneşi aya küstürürdü,
sen gülünce,
insanlar cenneti görürdü.
Öpüşün,
nefesleri tuttururdu,
sen öpünce,
bütün dertler unutulurdu.
Sen ağlarsan,
bulutlar bu şehri terk ederdi.
Sen gel, sen gül, sen öp, sen ağlama.
Sev sev, ben yoluna ölürüm daima.
Etiketler:
Aşk,
bulut,
gül,
öp,
sen,
sen ağlama,
sen gülünce,
sen öpünce,
sevgi
13 Haziran 2012
17 Nisan 2012
Gidiyorum ya, affet.
Gürültülü ve kalabalık bir tren istasyonunda
yanlızım.
Herkes orda ama ben yalnızım.
Kimse bakmıyor yüzüme.
Yüzüm yerde.
Yürüyorum trene doğru.
Kimse bilmiyor tren nerde.
Bi kaç kişi çarpıyor omzuma.
Bir şey demeden gidiyorlar sonra.
Valizler düşüyor elimden.
Herşey yerde.
Valizden bir fotoğraf düşüyor.
Mutlu olduğum o günlerden.
Son fotoğraf.
Elleri ellerimde, gözleri gözlerimde.
İçinde ben varım o var birde ihanet var.
Yeni farkediyorum gözlerini, aşk değil bu
nefret.
Aşkına küstüğüm aşkım, son gözyaşım, nefretim,
sancıyan kalbim.
Gidiyorum, affet.
Ne demiş şair ”Kaybetmek için erken, sevmek için
çok geç!..”
Affet.
Etiketler:
acı,
affet,
Aşk,
ayarsız ayrılık,
Gidiyorum ya,
Kaybetmek için erken,
sevmek için çok geç,
son fotoğraf,
tren,
tren istasyonu
12 Nisan 2012
Ben yokmuş ki sen yokken.
Ellerimi sevmiyorum artık,
Hiç olmadığı kadar işlevsiz geliyorlar,
Kullanmak istemiyorum boşuna,
Uzak geliyorlar bana.
Sevimsiz.
Neden biliyor musun?
Çünkü kavuşmuyorlar senin ellerine,
Dokunamıyorlar sana.
Gözlerimde hoş gelmemeye başladı.
Hani diyorum kör olmak bu galiba.
Hani istediğin şeyleri görememek.
Hani en sevdiğini.
Ve yürümek anlamsızlaştı artık.
En son seninle yürümüştük,
Ellerin ellerime kenetli gözlerin gözlerime..
Geldim şimdi yanına.
Senden sonra duymak istemediğim sesimle,
Diyorumki sana “Son kez yürüsen benimle?
Ellerimi tutarken gözlerimi senden alamadığım yerlerde!”
11 Nisan 2012
Dosta.
Dostluk önce gözlerde başlarmış. Güzel bir bakışmış dostluk.
Merakla bakmak, büsbütün tanımakmış.
Bazen buğulu bir göz, bazen göz yaşıymış dostluk.
Sonra gözlerden kalbe geçermiş. Kalpte yer açmakmış dostluk. En soluna dünya kurmak, o dünyada yalnız kalmamakmış.
Eksiğiyle fazlasıyla kabullenmekmiş dostluk.
Tamamlanmakmış.
Bir aynaymış dostluk. Ya da aynaya bakmakmış.
En sevdiğin yemek, en sevdiğin şarkı, en sevdiğin kitap, en sevdiğin yermiş dostluk.
Onunla birlikteyken hepsiymiş dostluk.
"Gerçek dostlar, Tanrı'nın bize vermeyi unuttuğu kardeşlerimizdir" demiş yazar.
Kardeşlikmiş dostluk.
Merakla bakmak, büsbütün tanımakmış.
Bazen buğulu bir göz, bazen göz yaşıymış dostluk.
Sonra gözlerden kalbe geçermiş. Kalpte yer açmakmış dostluk. En soluna dünya kurmak, o dünyada yalnız kalmamakmış.
Eksiğiyle fazlasıyla kabullenmekmiş dostluk.
Tamamlanmakmış.
Bir aynaymış dostluk. Ya da aynaya bakmakmış.
En sevdiğin yemek, en sevdiğin şarkı, en sevdiğin kitap, en sevdiğin yermiş dostluk.
Onunla birlikteyken hepsiymiş dostluk.
"Gerçek dostlar, Tanrı'nın bize vermeyi unuttuğu kardeşlerimizdir" demiş yazar.
Kardeşlikmiş dostluk.
Etiketler:
dost,
dostluk,
Gerçek dostlar,
kalp,
kardeşlik,
Tanrı'nın bize vermeyi unuttuğu kardeşlerimizdir,
umut,
umutnglr
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
